Burada Engellendim!

Yolda, sokakta veya kaldırımdaki bir engeli fotoğraflayıp kampanyanın internet sitesine göndererek engelli vatandaşların yaşadıkları sıkıntıları yok etmek mümkün.

“5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”, 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girdi.

Kanunun geçici 2. maddesi hükmü uyarınca; kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin ulaşabilirliğine uygun duruma getirilecek.

Ve bu öngörülen süre 7 Temmuz 2012 tarihinde sona erecek. Engeller mi? Tabii henüz bitmedi…

Bu yaraya parmak basmak için başlatılan projeye destek veren Işıltı gazetesi “Biz bunu görüyor yaşıyoruz. Bizim gibi düşünüp görmek istersen, sende engelleri resimle gönder” diyerek bir de çağrıda bulundu.

Yapmanız gereken şey çok basit; yolda, sokakta, kaldırımda veya kamunun kullandığı herhangi bir yerdeki engel teşkil eden durumu fotoğraflamak ve http://www.buradaengellendim.com/ internet sitesine göndermek.
Amaç; engelli vatandaşların, yürürken, inerken, çıkarken, adım atarken yaşadıkları sıkıntıları yok etmek ya da mümkün olduğunca en aza indirgemek…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi de sizden gelen bu fotoğrafları inceleyecek ve sorunun giderilmesi için çalışmalara başlayacak.

 

Kaynak: ntvmsnbc.com

İyi ki doğdun Mehmet Akif!

        20 Aralık 1873 senesinde Karagümrük’te başlayıp, 63 yıl sonra Mısır Apartmanında sonlanan fani ömrüne yaşama ve insana dair tespitler, öğretiler, hezeyanlar, isyan ve zaferler sığdırıp kıyamete dek miras bırakan büyük şahsiyet; Mehmet Akif Ersoy’un doğum gününü fatihalar ve rahmet dualarıyla kutluyoruz bugün. Mekanın cennet, yerin aydınlık olsun Hayr-ül Beşer! (Amin)

SIRTLAN

Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta!

Dişsiz mi bir insan? Onu kardeşi yerdi…

Resim: kultur.gov.tr

Tünzale Ağayeva – Azeri Maralı

Türkiye’de popüler kültürün müzik mantalitesini işgalinden mütevellit, gerçek sanaatkârlar, hakettikleri değeri göremezler. Kitleler daha çok popülerizmin peşinden gittiği için…

Azerbaycan, tabiri caizse tam bir müzik ülkesi. Fakat ne yazık ki, çokça müzik dahisi çıkaran kardeş ülkede de popüler müzik kültürü cemiyeti kemirmeye, genç nesil de buna pirim vermeye devam ediyor. 3 yıllık Azerbaycan serüvenimde kulağımın yapıştığı seslerden biri, Tünzale (Tünzalə) Ağayeva. Popülerizmin altında ezilmemek için olsa gerek, Tünzale de albümlerinde popüler müziğe kayıyor (veya piyasaya tutunmak için kaymak mecburiyetinde kalıyor). Yine de Tünzale’nin ses ve yorumundaki nitelik ve kaliteyi anlayabilmek hiç de güç değil.

Bana göre geleneksel Azerbaycan müziğininin karakteristik gırtlağını, modern müzik, özellikle de caz gırtlağı ile birleştirebilen birkaç ismin başında Tünzale Ağayeva geliyor.

Tünzale Ağayeva – Azeri Maralı