
Aşk ki aşktır, varsa sonunda ziyan,
İstemem vuslatı, olsa da ayan.
Sevdamı tarihe eyledim beyan,
Mecnun’u, Leyla’yı kınasın diye!

Aşk ki aşktır, varsa sonunda ziyan,
İstemem vuslatı, olsa da ayan.
Sevdamı tarihe eyledim beyan,
Mecnun’u, Leyla’yı kınasın diye!
Boşa mecnun olup leyla arama
Dizginle aşkını çöl şımarmasın
Sevda lehçesinde çok söz var ama
Beyhude konuş ki dil şımarmasın
Gönül zarar eder dünya karıyla
Yoğrul aşıkların ahuzarıyla
Yanıp tutuşursan dostun narıyla
Savrul boşluklara kül şımarmasın
Hayal ülkesinde mevsim hep bahar
Aklını başına topla vakit dar
Kurak topraklarda bülbül olmak var
Gönül ver dikene gül şımarmasın
Yol bilmezse sazındaki perdeler
Türkü isyan eder yüzüne güler
Yüreğinden süzülsün ki nağmeler
Mızrap şımarmasın tel şımarmasın
UĞUR IŞILAK
Şiir kategorisinde yayınlandı | Etiketler:Dizginle Aşkını, Gül Şımarmasın, Uğur Işılak
Hırt godamanlardan birinin nefesini ensesinde hissetti birdenbire. İrkildi… Öyle iğrenç bir kokuydu ki bu, topuğundan dizlerine kadar bulandığı boktan daha keskin, daha berbat… ‘Vay anasını..! Ben dizime kadar boka battım derken, öğüttükleri düzenin üresini halkın üzerine dökenler bu üreyle besleniyormuş demek..!’ diye düşündü… Ve hakikaten öyleydi… Arkasından takip eden ritmik nefes alışverişlerin mecburi eşliğiyle önündeki ucu bucağı malum olmayan karanlığa yürümeye başladı düşünce karmaşası içinde.
Herkesten Hırt Hikayeler, Serbest Kalem kategorisinde yayınlandı | Etiketler:Herkes, Hikayeler, Hırt, Virüslü Bünye

Gökteki cümbüşü seyre gel,
Sahte nur gözünü almadan.
Bu seyrin hazzıyla sen de gül,
Bab-ı merhamet kapanmadan.
Ey Nefsim…
Siyah içinde ak olmadan,
Aç oturup yarı aç kalkmadan,
Sessiz, sözsüz, bi-nur yaşamadan,
Bak da gör, ağlama, sızlama.
Sol yanında nankör besleme.
Gökteki cümbüşü seyre gel,
Sahte nur ile kör olmadan…


Bütün gücünüzle empati yapmaya çalışsanız da bazen, empati yaptığınız insanın tek cümlesi, sizin empati için harcadığınız enerjinin on misli kuvvetle kalbinize vuruyor. Öyle ki, zaman mefhumunu bile kaybediyorsunuz bir nefesliğine de olsa. İşte öyle bir empati anıydı bu mesaj. Murat Göğebakan’dan tüm insanlığa bir mesaj var.
Aşk Mükâfatı
Ayak izlerimin gönül izlerine karıştığı, sizce hastane, bence mükâfatın ödül hanesinde adımlarken geceleri çaresizlikten çare arayan iniltileri dinliyorum.
Ve inanın bu acıların bir fazlasını ben çekiyorum yüreğimin ta ki en derinliklerinden!
Ve “Allah sabır versin inşallah” diyor geçip gidiyorum gecenin sessiz koynuna doğru…
Aşk arıyorum… Aşk kokmak, Aşk yaşamak, Aşk’la mükâfatlanmak istiyorum.
Ve bir kez daha Mecnun olup yanarken Yunus olup kendi odunumu taşıyorum ödül hanesindeki gönül haneme doğru.
Ve sonra Eyyub’u düşünüyorum!
Utanıyorum kendimden.
Keşke bana da onun yaşadığının binde birini verseydi Allah-u Teâlâ…
Keşke bende çekebilseydim.
Keşke bende o sabra nail olabilseydim.
Ve keşke o sabırla çıldırtabilseydim bir dakikada olsa şeytanı.
Ve arkasından diyebilseydim tüm insanlara: Sevin! Sevin ki sevilin!
Ve Aşk mükâfatının ödül hanesinden bir gece geçerken odalarından “inlemeyin dostlar, inlemeyin, sevinin” diyebilseydim.
Keşke gösterebilseydim onlara neler kazandıklarını.
Ve keşke gösterebilseydim benim gördüklerimi… Beklerken geceleri sabırla, yanımdaki kardeşlerimle beraber ödül hanesindeki gönül hanemizi.
Murat Göğebakan
Lütfen yakında sapasağlam bir vücut, sapasağlam bir ruh ve sapasağlam ve yeni ezgilerle aramıza dönecek olan gönül adamı Murat Göğebakan’a dua edelim, dualarımızla sırt verelim.
Müzik, Serbest Kalem kategorisinde yayınlandı | Etiketler:Mesaj, Murat Göğebakan
Müzik kategorisinde yayınlandı | Etiketler:Cemiyette Pişiyoruz, Flört, Kim Bunlar
Müzik kategorisinde yayınlandı
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Serbest Kalem, Şiir kategorisinde yayınlandı | Etiketler:bbp, Muhsin Yazıcıoğlu, usuyorum
Bu yıl 13. kez düzenlenen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat fuarı 10 salon ve 50’den fazla yabancı katılımcıyla temsil edildi. Turizm sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı kuruluşlar bu fuarda ürün ve kampanyalarını görücüye çıkarma fırsatı buldu.
Küresel ekonomik krizin tüm sektörler üzerindeki negatif etkilerinin gün geçtikçe çok daha fazla hissedildiği bu dönemde, Emitt fuarının 13 yıllık geçmişindeki en yüksek katılıma ulaşması, sektör temsilcilerine hem moral verdi, hem de krize rağmen 2009 sezonuna dair umutların artmasına sebep oldu. Ekonomik kriz, küresel ısınma, politik buhranlar, terör olayları ve savaşların doğrudan etkilediği turizm sektörü, dünyanın en büyük 5 turizm organizasyonundan biri olan Emitt 2009 vesilesiyle yeni pazarlar bulma, güçlü koordinasyonlara adım atma hususunda taze bir nefes aldığını söylemek mümkün. Tüm bu pozitif gözlemlerimize rağmen ekonomik buhranın sektörü ne denli etkilediğini de aşikar.
Azerbaycan’ın turizm alanındaki gelişiminin en önemli göstergelerinden biri olan Gilan Turizm / Qafqaz Hotels, Emitt 2009 Fuarının katılımcılarından biriydi. Firmayı fuarda Gilan Turizm Genel Koordinatörü Halil Duru, Qafqaz Point Hotel İşletme Müdür Yardımcısı Emrah Ünsal ve Gilan Turizm Otel Satış Temsilcisi Valeriya Voylokova temsil etti. Fuar ekibi fuarda birçok sektörel kuruluşun temsilcileriyle bir araya geldi. Azerbaycan’ın turizm potansiyeli, sektörel gelişimi, bunun yanı sıra Gilan Turizm’e bağlı oteller, sanatoryumlar ve seyahat acentası faaliyetleri hususunda bilgiler verdi, fikir alış verişinde bulundu. Incoming, incentive, outgoing operasyonları üzerinde anlaşma ve koordinasyon konusunda önemli adımlar atıldı. Aynı zamanda bu fuar, 2,5 yıllık faaliyet geçmişinde Gilan Turizm’in yurtdışında katıldığı ilk organizasyon olma özelligini taşıyor.
Gilan Turizm bu fuarda hal hazırda faaliyette olan işletmelerin tanıtımını yapmakla kalmadı, aynı zamanda 2010 yılına kadar açılması planlanan projeler hususunda da kapsamlı bilgiler verdi.
Haberler, Turizm Yazıları kategorisinde yayınlandı | Etiketler:Gilan Hotel, Gilan Tourism, Musado Hotel, Qafqaz Hotels & Resorts, Qafqaz Point Hotel, Qafqaz Resort Hotel, Qafqaz Seaside Hotel, Qebele Hotel
Late at night on January 19, 1990, 26.000 Soviet troops stormed Baku. They acted pursuant to a state of emergency declared by the USSR Supreme Soviet Presidium, signed by President Gorbachev and disclosed to the Azerbaijani public only after many citizens lay wounded or dead in the streets, hospitals and morgues of Baku.
More than 130 people died from wounds received that night and during subsequent violent confrontations and incidents that lasted in February; the majority of these were civilians killed by Soviet soldiers. More than 700 civilians were wounded. Hundreds of people were detained, only a handful of whom were put on trial for alleged criminal offenses. Civil liberties were severely curtailed.
The behavior of Soviet armed forces in Baku must be judged in the context of their actual mission. Mikhail Gorbachev’s use of force in Baku was nothing but the desperate attempt to stop dissolution of Communist ruling in Azerbaijan. The Soviet army was trying to rescue the totalitarian regime, the rule of Communist Party and Soviet empire.
Haberler, Serbest Kalem kategorisinde yayınlandı | Etiketler:1990, 20 Yanvar, 20th January, Azerbaijan, Independence, USSR