Gönderen: Admin | Ekim 25, 2007

TELEVOLE KÜLTÜRÜ

PaparazziTürkiye’de 1980′lerde başlayan ‘arabesk kültürü’ 1990′lardan sonra ‘paparazzi kültürüne’ dönüştü. ‘Paparazzi’nin beraberinde getirdiği ‘televole kültürü’ toplumsal değerlerin yozlaşmasına neden olmuş ve olmaya devam etmektedir. Televole, önceleri futbol programı olarak başlamış; daha sonra magazine dönüşmüş ve mankenlerin yoğunlukta olduğu programlar haline gelmiştir. Televole kültürü, bazı aydınlardan tepki alsa da bu tür programların, halk tarafından benimsendiği iddia edilmektedir. Oysa bu görüş, halkın ekonomik durumunu hiçe sayarcasına şatafatlı ve parıltılı lüks yaşam görüntüleri ile televole yayınlarının toplumun sosyolojik ve psikolojik yapısını bozduğunu kültürel çatışmalara neden olduğunu ifade etmektedir. Kanaatimizce toplum bilinçlenmeden, tüketici kendi haklarını öğrenmeden, iş ahlakı oluşmadan, bireylerimizin eğitim düzeyi yükselmeden serbest pazar ekonomisine geçiş, beraberinde bir çok toplumsal yozlaşma ile birlikte televole ve paparazzi kültürünü de getirmiştir.

Televole kültürü, kendine özgü bir de ‘televole dili’ oluşturmuştur. Halkın anlamakta zorlandığı yabancı terim ve kelimeler, sırf farklı ve fantastik konuşma hevesiyle dilimize sokulmaya çalışılmaktadır. Geçenlerde günlük bir gazete de çıkan habere göre; bir sosyete düğününde ikram edilen istakoz etinin bayat olmasından dolayı birkaç misafirin rahatsızlanması olayı gazete muhabirine şöyle anlatılmıştı: “Ve konsept gerçekten çim, mum ışığı, fenerler ve beyaz ortancalar üzerine kuruldu. ‘Başka bir detay yoktu”. “Bence profesyonel bir garson o tabağı pas etmez”. Bir yanda evine ekmek götüremeyen, derme çatma binalarda açlık sınırında yaşayan insanlar, diğer yanda istakoz eti beğenmeyen televole ve paparazzi objektiflerinin harmanladığı lüks hayat! Refah, eğlence ve ekonomi bağlamında iki zıt kutup. Kendisinin ve ailesinin geçimini zar-zor sağlayarak yoksulluk düzeyinde yaşayan milyonların gözünün içine baka baka aslında bir avuç insanın lükse, zevk ve eğlenceye dönük hayatlarını hem de bin bir özendirme ve reklam ile sık sık ve ısrarla ekranlara getirmenin toplumsal katmanlarda fay kırılmalarına neden olabileceğini hiç düşünmüyor muyuz? Kimbilir her gün kaç genç kız televole büyüsüne kapılıp evinden kaçarak telef olmakta, kaç delikanlı o büyülü hayatın unsurlarından biri olmak için çalıştığı iş yerinin ahlaki boyutlarını çiğnemekte ve kısa yoldan zengin olmak için kural-kanun tanımaksızın hırsızlık, yolsuzluk, gasp gibi her türlü yanlışa girmekte ve gencecik yaşlarda ‘kaybolup’ gitmektedir. Televole ve paparazzi programları ile toplumun kültürel ve ahlaki dinamiklerini tehdit eden, üstlendiği yozlaşma sürecine rağmen kendini hiçbir zaman sorgulama geregi de görmeyen ey medya! Yeter artık!

 Dr. MEHMET YAVUZ / Yazar

Yenisafak.com.tr


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler