Gönderen: Admin | Ekim 25, 2009

Popülizm Trendinin Ötesinde Bir Sanat Ustası Portresi

mehmet Gumus

Memleket sathında adeta ünlü fabrikası görevi gören birçok yöremiz vardır ki, bunların bir tanesi de Ordu’dur. Öyle ki; müzikten politikaya, tiyatrodan futbola kadar çeşitli alanlarda birçok Ordu’lu biliyoruz. Kadir İnanır, Halit Akçatepe, Erdoğan Arıca, Hilmi Güler, Burçin Birben gibi isimler bunların yalnızca birkaçı. Lakin Ordu’lu dostlarımın da bahsi vesilesiyle dikkatimi çeken bir konuda kısa bir araştırma yaptım ve  neticesinde gördüğüm manzara, samimi bir müziksever olarak beni hayal kırıklığına uğrattı. Zira sanat; uğruna soyunulan, sansasyon patlatılarak zirve yapılan, şişirme promosyonlar veya basit çıkar ilişkileriyle yürüyen bir çark değil; bilakis bilgi, yetenek, üretkenlik ve samimiyet zinciriyle sağlamlaşan bir yaşam tarzı, hayat kaynağı manasındadır bir çoğumuza göre. Fakat görünen o ki, toplum olarak hala sanatın da sanatçının da ne veya nasıl kavramlar olduğuna veya olması gerektiğine dair pek fazla fikrimiz yok.

 

Gerçek sanat adamları, el ve gönül birliği ile ürettikleri değerli eserler üzerinde fikir beyan ederken, işin mutfağında sanat üretmekle meşgul olan asıl kahramanları değil es geçmek, hep saygı ve şükranla el üstünde tutmayı yeğlerler. Üretkenlikle birlikte icra da meşakkatli, bilgi ve yetenek isteyen bir husustur. Üretkenlik ve İcra, bunların her ikisini çalışmaları çerçevesinde harmanlayarak kendine has bir mükemmelikle gönüllere armağan eden bir usta, Mehmet Gümüş. O da bir Ordu’lu.,

Çeşitli web sitelerde “Ordulu ünlüler” ve “Ordulu sanatçılar” listesine baktığımda çok önemli bir ismin orada yer almadığını gördüm . Ordu’lu arkadaşlarımın da gördüğü bu eksikliği , bir müziksever olarak dillendirme gereği hissettim. Bu eksikliği de bu mevzuyu alelade ele alan bu sitelerde de yazmayı düşündüm fakat, ‘ maksat sitem konu zengini olsun içeriğin niteliği kimin umurunda‘ mantalitesiyle hazırlanmış bu sitelerde daha fazla zaman kaybetmeyi uygun görmedim. Mühim olan nokta, onlarca insanın ilgileri çerçevesinde o konulara göz atıyor, hatta iştirak ediyor olmaları. Velhasıl-ı kelam, atlanan ya da unutulan isim Mehmet Gümüş‘tü . Oysa Mehmet Gümüş kendi tarzında bu ülkenin en önemli bestecileri arasında yer almaktadır. Hepimizce ezberlenen birçok türkü formundaki bestenin sahibidir. Onlarca sanatçı onun bestelerini okudu . Örnegin Yavuz BİNGÖL‘ün seslendirdiği ” Turnam Başım Darda Benim ” , ”Bekle Buğday Tanesi” ; Edip AKBAYRAM‘ın seslendirdiği ” Karadeniz karadeniz fırtınalar içindeyiz ” , Onur AKIN‘ın seslendirdiği ”Asude” , ”Canoy”, ”Nar çiçeğim ”; Mustafa ÖZARSLAN‘ın seslendirdiği ”Sen giderken karanfiller sıralıydı ” gibi birçok bestenin üreticisidir. Ayrıca kendisinin bildiğim kadarıyla 6 albümü vardır. Yani yorumcu kişiliğiyle de bilinmektedir . Gazi Üniversitesi Müzik bölümü mezunu olan Mehmet Gümüş, çoğu TRT repertuarına yerleşmiş olan 150’den fazla bestesi vardır. Bunun yanı sıra Müzik Eğitmenidir ki, belki de üretken müzik adamlığının yanında bu özelliği de asla atlanmaması gereken bir noktadır. Bu ülkede ulusal boyutta önemli bir dinleyici kitlesine sahip olan sanatçıya “Ordulu Ünlüler” ve “Ordulu sanatçılar” listesinin ilk sıralarında yer verilmesi gerektiğine gönülden inanıyorum.

 

Temennim o dur ki, sanat kavramına daha samimi, daha bilerek yaklaşabilen, popülerizm ile sanatı ayırabilen bir toplumun fertlerine dönüşebilelim. Aksi halde bilinçaltımız  Hoppidi Hoppidi’lerin, Allah Belanı Versin’lerin, Foolish Casanova’ların ve bir cümle lüzumsuz, amaçsız ve karakter yoksunu sanatçı müsvetteleri ve onların saçmalıkları ile daha çok kirlenmeye devam edecek, ‘kültürlü ve sanat bilincine sahip bir  toplumuz’ hikayelerini, sanatı ve sanatçıyı 500 metre uzaktan görüp gözünden tanıyabilme yetisiyle donatılmış o çok değerli devlet büyüklerimizden daha çok dinleyeceğiz.

Yoksa gerçekten hakettiğimiz kadarınca mı yönetiliyoruz? Çuvaldızı kaba etinde hissetmek kimin hakkı sizce?


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler